Beni Takip Edin

28 Mayıs 2019 Salı

Gebelikte Çatı Muayenesi Nedir, Nasıl ve Ne Zaman Yapılır?

Doğum öncesi yapılan çatı muayenesi(pelvik muayene) nedir?

Gebeliğin 37. haftası itibariyle kadının pelvis kemiklerinin, vajina ve pelvisin iç organların değerlendirildiği jinekolojik bir muayenedir. Değerlendirmeye göre doğum şekline karar verilebilir. Eğer değerlendirme sonucunda doktorunuz size doğum şekliniz üzerine bir öneride bulunuyorsa dikkate almalısınız. 

Çatı muayenesi nerede ve hangi pozisyonda yapılır?


Çatı muayenesi her kadının çıkmaktan korktuğu masa olan, muayene masasında gerçekleşir. "Bu masada olmak zorunda mı?" dediğinizi duyar gibiyim. Evet maalesef!!! Bu masada kadına verilen pozisyonla(litotomi pozisyonu) muayene işlemi daha sağlıklı gerçekleşiyor ve eğer yapılacak bir işlem varsa işlem kolaylığı sağlıyor, bu nedenle bu pozisyon tercih ediliyor. 

Çatı muayenesi nasıl yapılır?

Elle muayene ve görsel muayene olarak iki şekilde yapılır. 

Elle muayenede; vajina duvarları ve rahim ağzı değerlendirilir.
pelvik muayene


Görsel muayenede; spekülüm ile vajen üst duvarı ve rahim ağzı değerlendirilir.
pelvik muayene


Çatı muayenesinde pelvis kemikleri neye göre değerlendirilir?

Kadına jinekolojik muayene pozisyonu verilir ve doktor iki parmağı ile çatı kemiklerinin durumunu değerlendirir. Bebeğin kilosu ile doğum yolunun darlığını/genişliğini değerlendirerek normal doğumun mümkün olup olmaması hakkında bir ön bilgi elde edebilir.

Çatı darlığı nedir?

Yapılan pelvik muayenede normal doğumun gerçekleşmesine el vermeyecek bir bir darlık tespit edilirse bu durumda çatı darlığından söz ederiz ve normal doğum yerine sezaryen ile doğum planlanabilir. Ancak bazen, pelvik muayene yapılıp, darlık tespit edilse bile yine de doğum, normal doğum olarak planlanabilir ve doğum sürecinde yapılacak olan muayenelere göre doğum şekline karar verilebilir. Doğum sırasında hem rahim ağzının durumu ve açıklığı hem de bebeğin önde gelen kısmı daha iyi değerlendirilir ve bize daha kesin bir bilgi sağlar. Yani doğum öncesi yapılan her çatı muayenesi bize, doğum şekli kararını kesin olarak verdirmez.

                           pelvik muayene

Çatı muayenesi ağrı/acı verir mi?

Bu durum kadının psikolojik durumuna ve ağrı algısına göre değişmekle birlikte yapılan işlem ağrı ya da acı hissi vermez. Çünkü gebeliğin son haftalarında vajen dokusu daha esnektir. Kanama olmaz ama lekelenme görülebilir, bu durum da tehlike arz etmez.



Not: Doğuma hazırlanan anne adayları eğer okuduysanız yorum yapıp, ihtiyacı olacağınızı düşündüğünüz kişiler için paylaşırsanız daha çok kişinin faydalanmasına katkı sağlamış olursunuz. Teşekkür ederim...

Sorularınızı, sol tarafta bulunan "bana ulaşabilirsiniz" bölümden iletebilirsiniz. 

Kaynak: Ebe ve Hemşirelere Yönelik Kadın Sağlığı ve Hastalıkları Kitabı, Doğum ve Kadın Hastalıkları Hemşireliği Yüksek Lisans ders notlarım

3 Ağustos 2018 Cuma

Aile sağlığı merkezinden bir ebe sesleniyor...

Herkese merhaba...


Uzuuuuun  zamandan sonra yeni bir yazıyla sizlerle buluşuyorum. Bu benim için heyecan ve mutluluk verici bir duygu. Neyse lafı uzatmadan yazı içeriğine geçeyim hemen. :)

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bir ebenin eskinin sağlık ocağı şimdinin aile sağlığı merkezindeki yaptıklarından/yapabildiklerinden bahsetmek istiyorum.Çoğu insan aile sağlığı merkezinin varlığından habersiz. Hangi hizmetlerin verildiğini bilmiyor ya da bizlere gelmek için bir önceliği yok. Bunun sebebi bana göre verilen hizmetlerin tanıtımlarının halka yapılamaması. Gerçi son dönemde bazı kamu spotları oluşturuldu ama bence daha çok konuya değinen kamu spotları oluşturulmalı. Aile sağlığı merkezindeki hizmetler sadece reçete yazmak, enjeksiyon uygulamak ve pansuman yapmaktan ibaret değil.

Eeee anlat neler yapıyorsunuz dediğinizi duyar gibiyim. Ebe olduğum için kendi alanımdan başlarsak size kısaca neler yapmıyoruz ki diyebilirim.

Eskiden mahalle çalışmaları yapardık. Herkesi kendi evinde ziyaret ederdik. Böylece aileyi her yönden tanıma şansımız olurdu. Yeni gebelerin tespitini yapar ve takip etmeye başlardık. Şimdi ise durum biraz farklı, aile sağlığı merkezlerinden burnumuzu dışarı çıkaramıyoruz. Haliyle gebe tespitlerini şanslıysak erken tespit edebiliyoruz yoksa bazen doğum yapıp, topuk kanı için geldiklerinde tespit ettiklerimiz de oluyor.

Çoğu kadın "hastaneye gidiyorum ne gerek var sağlık ocağına geleyim?" diyor. Şöyle bakınca haklı diyebiliriz ama sağlık ocağında bir gebe olarak nasıl hizmet alacağını bilmiyor, sanıyor ki sadece gebelikte uygulanan tetanoz aşısı için sağlık ocağına gitmeliyim. Ama değil!

Aile sağlığı merkezinde her doktor bir ebe/hemşire/sağlık memuru/att branşlarından olan profesyonel bir sağlık personeliyle çalışıyor. Doktor ve profesyonel sağlık personelinin sorumlu olduğu bir nüfus var.(yaklaşık 3500-4000 arası bazı yerlerde daha az veya daha çok olabiliyor)  İşte bu nüfustaki tüm insanların koruyucu sağlık hizmetleri bizler tarafından sağlanmaktadır daha doğrusu sağlanmaya çalışıyor.

Bir ebe olarak bu nüfusun kadın popülasyonu beni daha çok bağlıyor. Benim bir mottom var hatta instagramdan takip edenler biliyordur, profilimde şu yazıyor "Bir ebe kadının her döneminde yanındadır". Doğumdan, ölüme kadarki her süreçte bir ebe hayatınıza mutlaka dokunur. 

Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, yaşlılık dönemlerinde biz hep varız. 

Aile Sağlığı Merkezinde Neler Yapıyoruz???


  • Gebe tespit ve takibi
  • Bebek tespit ve takibi
  • Çocuk tespit ve takibi
  • 15-49 yaş arası tüm kadınların tespit ve takibi
  • Kanser taramaları(hpv-smear-ggk)
  • Bağışıklama (aşı uygulamaları)
  • Aile Planlaması Danışmanlığı ve malzeme temini
  • Anne sütü ve emzirme danışmanlığı
  • Doğuma hazırlık eğitimleri ve doğum sonu bakım, takip ve eğitimleri
  • Otizm tarama, tespit ve takip
  •  
  • vb. diyerek bu hizmetler devam ediyor.
Tabii bu verilen hizmetlerin hepsinin bir protokolü ve standardı var. Her bir madde kendi içinde de farklı hizmet ve değerlendirmeleri içeriyor. Verilen tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunun da altını çizmekte fayda var. Ayrıca gebe takibinde etkili ve oldukça donanımlı olduğumuzu yaşadığım bir gebe takibinden bahsederek vurgulamak istiyorum.

Gebe bana geldiğinde her yönden değerlendirilir. Tansiyon, nabız, kilo, boy, kan ve idrar tahlilleri, ödem kontrolü, varis kontrolü, anamnez alımı, fetal kalp atımı kontrolü, tetanoz uygulaması(uygun zamansa), eğitimler(anne sütü, emzirme, doğuma hazırlık, üreme sağlığı eğitimi...vb.). Hepsi ayrı ayrı çok önemli bulgular verir. Biz ebeler bu bulguları değerlendiririz. Riskli bir durum tespit edince önce aile hekimine oradan da uygun olan bir üst basamaktaki uzman hekime sevk ederiz. Herkes basit bir durum olarak görebilir ilk başta ama bir nabız kontrolü çok önemlidir. Bana gelen bir gebemin tüm bulguları normalken nabzı çok yüksekti. Dinlendirildi, tekrar kontrol edildi ama hala yüksek. Durum aile hekimine anlatıldı ve kardiyolojiye sevk edildi. Meğer gebemde kalp kapakçığının biri çalışmıyormuş ve bugüne kadar da tespit edilememiş. Rabbime şükrediyorum birinin hayatına dokunmayı bana nasip ettiği ve onu sağlığına kavuşması için beni vesile kıldığı için. Gebem zor günler geçirdi ama çok şükür sağlıklı bir şekilde doğumu gerçekleşti. Şimdi de düzenli kontrollerine gidiyor ve her şey yolunda. Demem o ki sağlık ocağı/aile sağlığı merkezi bir gebenin takip ve muayenesi için yeterli bilgi ve donanıma sahiptir. 


Önceliğiniz bize gelmek olsun, gerekirse diğer kapıları biz size açarız. Sevgiler....

16 Ocak 2018 Salı

Destek olabilmek bir başka güzel...


Yazı yazmak iyi, hoş, güzel de araya zaman girince konuya nasıl gireceğini bilemiyor insan. Neyse sanırım becerebilirim,

20 Eylül 2017 Çarşamba

Gebelikte Perine Masajı "Doğuma Hazırlık"

Aile sağlığı merkezlerinde, biliyorum ki benim gibi gebe takibi yapan bir çok meslektaşım var. Her ne kadar iş yoğunluğu, negatif performans, kanser tarama...vb. sorumluluklarımız olsa da ben, bir ebe olarak mesleki doyuma sadece "gebe" takiplerinde yaşıyorum

23 Mayıs 2017 Salı

Meltem'in Doğum Hikayesi ve Lohusalık Süreci


Doğum için Ankara’da daha önceden ablamın ve kardeşimin eşinin doğum yaptığı hastane, tercihimiz oldu. Doktorla görüşmemiz de güzel geçti. O kadar sakin bir sesi vardı ki gönlümüzü fethetti. Doğum için daha önceki doktorlarımın da söylediği 24 Nisan olarak karar verdik. Bu tarihi çok sevdik çünkü ayrıca evlilik yıl dönümünüz.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Meltem'in Gebelik Günlüğü "37. Hafta"


37. Hafta

Kilom 72.4

Telefonumda yazıyorum. Bu nedenle bol hatalar olabilir. Artık görmezden geliverin.

Doktorumuz yolculuğa çıkabilirsiniz, 2 saatte bir 10 dakika yürüyüş yaparak devam edersiniz dedi. 3 kilo 50 cm görünüyormuş. Kafa yukarıda, popo aşağıda. Suyum yeterli ve rahim ağzında açılma yokmuş. Erken doğum riski görmedi.