Beni Takip Edin

28 Ağustos 2018 Salı

Sosyal paylaşım falı

Yazmak istiyorum her an, her şekilde, aklıma estikçe... Bu bloğu yazarken başlıksızdı. Yazı bitince oluştu başlık. 

Hayatın andan ibaret olduğunu herkes söylüyor. Peki biz anda yaşayabiliyor muyuz? Sosyal medya artık olağan bir şey ve hatta herhangi bir sosyal medya aracını kullanmayanı da şaşkınlıkla karşılayacak kadar kanıksamışız durumu. Olmalı illa. Hep iyi olayları, hep mutluluk anlarını ya da mutluymuşuz gibi yapmacık paylaşımları yayınlıyoruz. Neden? Birilerine ya da birine neyi sunuyoruz, neyi sunmak istiyoruz? Ben mutluyum, harikayım, entelim, çok kültürlüyüm, çok okuyorum...Ben ben ben mi demek istiyoruz? Tabii ki farkındalık oluşturmaya çalışan, yol-yordam gösteren, doğru bilgi paylaşımı yapan, kendisiyle ilgilenen kişileri tenzih ederim. Şunu istiyorum "maskesizlik." Sorunların üstü örtülmüş sahtelikler, öyle kendini belli ediyor ki. Sanırım sosyal medya falı diye bir şey olsa iyi yorumlarım. :) Her türlü, her kesimden ve her yaştan insanlarla haşır neşir olmam sebebiyle böylesi bir şey gelişti bende. Bir de içine kendi yaşadığım şeylerde, nasıl hareket ettiğimi, neler yaptığımı şöyle bir düşününce...

Facebook hatırlatmaları var bilirsiniz. Bazen "ne kadar şapşikmişim, bu nasıl paylaşım diye" kendimi eleştiriyorum. Ne gerek vardı ki buna. En çok şarkı paylaşımları ve can alıcı sözleriyle beraber olanlar. Aman Allah'ım, hatırlattıkça siliyorum. Vallahi birilerini sıktıysam bu paylaşımlarla özür dilerim. Keşke bazen sil butonuna basarak kurtulabilseydik bazı şeylerden de.

İnstagram da kullanıyorum. Kişisel hesaplardan ziyade ticari hesaplar o kadar çok ki. Çoğu takip isteğini geri çevirmiyorum. Belli mi olur, belki bir kişinin işine yarar paylaşımlarım deyip, kabul ediyorum. Hatta geri takip ediyorum anında. Sonra bir bakıyorum beni takipten çıkarmış. Bu şey gibi biraz "yem attım gel, sonra sana güle güle". Herkes ekmek derdinde biliyorum da çok sahte, çok yapmacık bunlar. Ne gerek var? Yapma kardeşim! Kişisel hesaplara gönder ama buradaki gibi kişileri bilgilendirmeye ve yardım etmeye çalışan, bunu amaç edinmiş kullanıcılara yapma.

Ne çok dertliyim bu konuda anlatamam. Daha önce de böylesi bir serzeniş yazısı yazmıştım. Yorumlar da aldım "çok haklısınız" diyen. Siz de benim gibi rahatsızlık duyuyor musunuz? Siz de benim farkında olduklarımı fark ediyor musunuz? Sosyal medya paylaşımlarını yorumluyor musunuz?
Bu da beni anlatan "Umut Dünyası" adlı çalışma :)






3 Ağustos 2018 Cuma

Aile sağlığı merkezinden bir ebe sesleniyor...

Herkese merhaba...


Uzuuuuun  zamandan sonra yeni bir yazıyla sizlerle buluşuyorum. Bu benim için heyecan ve mutluluk verici bir duygu. Neyse lafı uzatmadan yazı içeriğine geçeyim hemen. :)

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bir ebenin eskinin sağlık ocağı şimdinin aile sağlığı merkezindeki yaptıklarından/yapabildiklerinden bahsetmek istiyorum.Çoğu insan aile sağlığı merkezinin varlığından habersiz. Hangi hizmetlerin verildiğini bilmiyor ya da bizlere gelmek için bir önceliği yok. Bunun sebebi bana göre verilen hizmetlerin tanıtımlarının halka yapılamaması. Gerçi son dönemde bazı kamu spotları oluşturuldu ama bence daha çok konuya değinen kamu spotları oluşturulmalı. Aile sağlığı merkezindeki hizmetler sadece reçete yazmak, enjeksiyon uygulamak ve pansuman yapmaktan ibaret değil.

Eeee anlat neler yapıyorsunuz dediğinizi duyar gibiyim. Ebe olduğum için kendi alanımdan başlarsak size kısaca neler yapmıyoruz ki diyebilirim.

Eskiden mahalle çalışmaları yapardık. Herkesi kendi evinde ziyaret ederdik. Böylece aileyi her yönden tanıma şansımız olurdu. Yeni gebelerin tespitini yapar ve takip etmeye başlardık. Şimdi ise durum biraz farklı, aile sağlığı merkezlerinden burnumuzu dışarı çıkaramıyoruz. Haliyle gebe tespitlerini şanslıysak erken tespit edebiliyoruz yoksa bazen doğum yapıp, topuk kanı için geldiklerinde tespit ettiklerimiz de oluyor.

Çoğu kadın "hastaneye gidiyorum ne gerek var sağlık ocağına geleyim?" diyor. Şöyle bakınca haklı diyebiliriz ama sağlık ocağında bir gebe olarak nasıl hizmet alacağını bilmiyor, sanıyor ki sadece gebelikte uygulanan tetanoz aşısı için sağlık ocağına gitmeliyim. Ama değil!

Aile sağlığı merkezinde her doktor bir ebe/hemşire/sağlık memuru/att branşlarından olan profesyonel bir sağlık personeliyle çalışıyor. Doktor ve profesyonel sağlık personelinin sorumlu olduğu bir nüfus var.(yaklaşık 3500-4000 arası bazı yerlerde daha az veya daha çok olabiliyor)  İşte bu nüfustaki tüm insanların koruyucu sağlık hizmetleri bizler tarafından sağlanmaktadır daha doğrusu sağlanmaya çalışıyor.

Bir ebe olarak bu nüfusun kadın popülasyonu beni daha çok bağlıyor. Benim bir mottom var hatta instagramdan takip edenler biliyordur, profilimde şu yazıyor "Bir ebe kadının her döneminde yanındadır". Doğumdan, ölüme kadarki her süreçte bir ebe hayatınıza mutlaka dokunur. 

Bebeklik, çocukluk, ergenlik, gençlik, yaşlılık dönemlerinde biz hep varız. 

Aile Sağlığı Merkezinde Neler Yapıyoruz???


  • Gebe tespit ve takibi
  • Bebek tespit ve takibi
  • Çocuk tespit ve takibi
  • 15-49 yaş arası tüm kadınların tespit ve takibi
  • Kanser taramaları(hpv-smear-ggk)
  • Bağışıklama (aşı uygulamaları)
  • Aile Planlaması Danışmanlığı ve malzeme temini
  • Anne sütü ve emzirme danışmanlığı
  • Doğuma hazırlık eğitimleri ve doğum sonu bakım, takip ve eğitimleri
  • Otizm tarama, tespit ve takip
  •  
  • vb. diyerek bu hizmetler devam ediyor.
Tabii bu verilen hizmetlerin hepsinin bir protokolü ve standardı var. Her bir madde kendi içinde de farklı hizmet ve değerlendirmeleri içeriyor. Verilen tüm hizmetlerin ücretsiz olduğunun da altını çizmekte fayda var. Ayrıca gebe takibinde etkili ve oldukça donanımlı olduğumuzu yaşadığım bir gebe takibinden bahsederek vurgulamak istiyorum.

Gebe bana geldiğinde her yönden değerlendirilir. Tansiyon, nabız, kilo, boy, kan ve idrar tahlilleri, ödem kontrolü, varis kontrolü, anamnez alımı, fetal kalp atımı kontrolü, tetanoz uygulaması(uygun zamansa), eğitimler(anne sütü, emzirme, doğuma hazırlık, üreme sağlığı eğitimi...vb.). Hepsi ayrı ayrı çok önemli bulgular verir. Biz ebeler bu bulguları değerlendiririz. Riskli bir durum tespit edince önce aile hekimine oradan da uygun olan bir üst basamaktaki uzman hekime sevk ederiz. Herkes basit bir durum olarak görebilir ilk başta ama bir nabız kontrolü çok önemlidir. Bana gelen bir gebemin tüm bulguları normalken nabzı çok yüksekti. Dinlendirildi, tekrar kontrol edildi ama hala yüksek. Durum aile hekimine anlatıldı ve kardiyolojiye sevk edildi. Meğer gebemde kalp kapakçığının biri çalışmıyormuş ve bugüne kadar da tespit edilememiş. Rabbime şükrediyorum birinin hayatına dokunmayı bana nasip ettiği ve onu sağlığına kavuşması için beni vesile kıldığı için. Gebem zor günler geçirdi ama çok şükür sağlıklı bir şekilde doğumu gerçekleşti. Şimdi de düzenli kontrollerine gidiyor ve her şey yolunda. Demem o ki sağlık ocağı/aile sağlığı merkezi bir gebenin takip ve muayenesi için yeterli bilgi ve donanıma sahiptir. 


Önceliğiniz bize gelmek olsun, gerekirse diğer kapıları biz size açarız. Sevgiler....

16 Ocak 2018 Salı

Destek olabilmek bir başka güzel...


Yazı yazmak iyi, hoş, güzel de araya zaman girince konuya nasıl gireceğini bilemiyor insan. Neyse sanırım becerebilirim,

20 Eylül 2017 Çarşamba

Gebelikte Perine Masajı "Doğuma Hazırlık"

Aile sağlığı merkezlerinde, biliyorum ki benim gibi gebe takibi yapan bir çok meslektaşım var. Her ne kadar iş yoğunluğu, negatif performans, kanser tarama...vb. sorumluluklarımız olsa da ben, bir ebe olarak mesleki doyuma sadece "gebe" takiplerinde yaşıyorum

23 Mayıs 2017 Salı

Meltem'in Doğum Hikayesi ve Lohusalık Süreci


Doğum için Ankara’da daha önceden ablamın ve kardeşimin eşinin doğum yaptığı hastane, tercihimiz oldu. Doktorla görüşmemiz de güzel geçti. O kadar sakin bir sesi vardı ki gönlümüzü fethetti. Doğum için daha önceki doktorlarımın da söylediği 24 Nisan olarak karar verdik. Bu tarihi çok sevdik çünkü ayrıca evlilik yıl dönümünüz.

24 Nisan 2017 Pazartesi

Meltem'in Gebelik Günlüğü "37. Hafta"


37. Hafta

Kilom 72.4

Telefonumda yazıyorum. Bu nedenle bol hatalar olabilir. Artık görmezden geliverin.

Doktorumuz yolculuğa çıkabilirsiniz, 2 saatte bir 10 dakika yürüyüş yaparak devam edersiniz dedi. 3 kilo 50 cm görünüyormuş. Kafa yukarıda, popo aşağıda. Suyum yeterli ve rahim ağzında açılma yokmuş. Erken doğum riski görmedi.